Raporların gereğinin yerine getirilmemesi müfettişlerin moralini bozuyor

İçişleri Bakanlığı, kurumsal kabiliyet ve kapasitesini değerlendirdi. Bakanlık, Teftiş Kurulu raporlarının gereğinin yerine getirilmesindeki yetersizliğin mülkiye müfettişlerinin motivasyonlarını düşürdüğünü ifade etti. Mevzuattaki değişikliklerin uygulamaya aktarılmasında sıkıntılar yaşandığını belirten bakanlık, güvenlikle ilgili faaliyet alanlarının diğer faaliyet alanlarının önüne geçtiğine dikkat çekti. İçişleri Bakanlığı, raporunda, valilik ve kaymakamlıkların fiziki ortam ve hizmet standartlarının insan odaklı hizmet yaklaşımıyla kalitelerinin yükseltilmesini de istedi. Bu bağlamda, bazı kurum ve kuruluşların mevzuatında vali ve kaymakamların yetkilerini kısıtlayan hükümlerin kaldırılarak İl İdaresi Kanunu ile uyumlu hale getirilmesi gerektiği ifade edildi.

İçişleri Bakanlığı '2011 Yılı Faaliyet Raporu'nda, üstünlükleri ile zayıflıklarını sıraladı. Kamuoyu nezdinde terör, toplumsal uzlaşmazlık gibi kritik konularda bakanlığın devletle özdeşleşmiş olması üstünlük olarak nitelendirildi. Taşrada mülki idare amirlerinin devletin ve hükümetin temsilcisi konumunda olmasını olumlu bulan bakanlık, taşradaki kamu hizmetlerinin yürütülmesinde vali ve kaymakamların etkinliğinin yüksek olmasını da üstünlük kategorisine aldı. Raporun üstünlükler bölümünde şunlar yer aldı:

"Adres Kayıt Sistemi'nin ve Ulusal Adres Veritabanı'nın oluşturulmasında büyük aşama kaydedilmiş olması. Acil Durum Tek Numara Sistemi'ne geçiş sürecinin Bakanlık koordinatörlüğünde yürütülüyor olması. İçişleri Bakanlığı'nca İLEMOD, MERNİS, KPS gibi bilişim tabanlı projeler yürütülüyor olması. Yerel yönetimlere ilişkin hizmet kalitesini artırıcı standartların, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'nce belirleniyor olması. Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatları'nın bakanlık bünyesinde olması. Mülki İdare Amiri kökenli üst ve orta düzey yöneticilerin taşra deneyimine sahip olması. Bilgi Toplama konusunda Bakanlığa bağlı kolluk birimlerinin eşgüdümüne yönelik bir yapılanmaya gidilmiş olması. e-İçişleri uygulamasına geçilmesi. e-Dernekler veritabanının oluşturulması."

TEFTİŞ KURULU REHBERLİKTEN ÇOK SORUŞTURMAYLA ÖN PLANA ÇIKIYOR

Personel devir hızının fazlalılığı nedeniyle kurumsal belleğin zayıf olduğuna dikkat çeken bakanlık, var olan 3152 sayılı Teşkilat Kanunu'nun günün gerekleri ve koşullarına yanıt veremediğini ifade ediyor. Farklı yapı ve büyüklükteki yerel idarelerin, farklılaştırılmamış mevzuata tabi tutulmasını zayıflık olarak niteleyen bakanlık, Teşkilat Kanunu'nun çıkmamış olması nedeniyle İçişleri Uzmanlığı kadro ihdasının yapılamadığı belirtiliyor.

Bakanlık hizmet standartlarının oluşturulamamış olmasının denetimi ve performans yönetimini güçleştirdiğini dile getiren bakanlık, "Yerel Yönetim Reformu'nun alanda uygulanmasına yönelik bir izleme ve değerlendirme mekanizmasının olmaması. Yerel Yönetim çalışanlarının Yerel Yönetim Reformuna ilişkin yeterli bilgi düzeyine sahip olmamaları. Dernek ve Vakıflara ilişkin hizmetlerin tek çatı altında toplanmamış olması. Teftiş Kurulunun, rehberlik yönünden daha çok, soruşturma işlevinin ön plana çıkarılmış olması. AB'ye katılım sürecinde İçişleri Bakanlığı'nın yönlendirici etkisinin kısıtlı olması." zayıflık olarak sıralıyor.

Kamuda Yeniden Yapılanma çerçevesinde iç denetim gibi yeni yaklaşımların uygulanmasında; var olan yapının yetersiz kaldığının ifade edildiği raporda, bakanlık personelinin nitelik ve nicelik olarak yetersiz kaldığı, merkez ve taşra teşkilatlarında uzman personel eksikliği bulunduğu belirtiliyor. Bakanlığın geniş yetkilerine ve faaliyet alanlarına kıyasla kamuoyunu bilgilendirme ve tanıtım faaliyetlerinin yetersiz kaldığının vurgulandığı raporda, etkin bir kurumsal arşiv ve dokümantasyon sisteminin olmadığı ifade ediliyor.

MÜLKİ İDARE AMİRLERİNİN EMNİYET VE ASAYİŞ HİZMETLERİNDE YETKİLERİ ARTIRILMALI

İçişleri Bakanlığı, raporunda, çalışmaların daha etkili, ekonomik ve verimli sürdürebilmesi için öneri ve tedbirleri de sıraladı. Valilik ve kaymakamlıkların fiziki ortam ve hizmet standartlarının insan odaklı hizmet yaklaşımıyla kaliteleri yükseltilmelidir. Bu bağlamda, bazı kurum ve kuruluşların mevzuatında Vali ve Kaymakamların yetkilerini kısıtlayan hükümlerin kaldırılarak, İl İdaresi Kanunu ile uyumlu hale getirilmesi gerekmektedir." denilen raporda şu önerilerde de bulunuldu:

"Mülki idare amirlerinin birinci derecede sorumlu oldukları emniyet ve asayiş hizmetlerinde gözetim, denetim, müdahale ve icra yetkilerini daha etkin kullanabilmeleri için bireysel ve kurumsal kapasitelerini artırmaya dönük çalışmalar yapılmalıdır. AB Müktesebatına Uyum Eylem Planı ile hükümetin eylem planında yer alan Dernekler Kanunu ve Yardım Toplama Kanunu'nun yasalaşmasının sağlanması konusunda; daha özgürlükçü ve şeffaf ama bir o kadar da örgütlenme özgürlüğünü suistimal edenleri engelleyici, dolayısıyla sektörü geliştirmeye matuf yasal düzenlemeleri gerçekleştirmek amacıyla, ilgili kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınarak, Dernekler Kanunu,Yardım Toplama Kanunu, Medeni Kanunun derneklerle ilgili kısımları başta olmak üzere mevzuatta değişiklik çalışmalarının yapılmasının ve biran önce yasalaşmanın uygun olacağı değerlendirilmektedir."

(CİHAN)
8 Mayıs 2012

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar